Her mücevherin fısıldadığı bir anı, her köklü markanın ardında atan bir kalp vardır. Cemin Jewellery'nin hikayesi de tam olarak böyle başlıyor; sıradan bir girişimden öte, bir annenin ellerinden doğan ve 35 yılı aşkın süredir giderek daha da parlayan bir aile mirası. Altının ve değerli taşların büyüleyici dünyasına atılan ilk adım, bir annenin ustalıkla işlediği tasarımlara dayanıyor. Anneden evlada geçen bu kadim zanaat, yıllar içinde bir yaşam biçimine dönüşerek Cem Seyrekoğlu ve Melek Seyrekoğlu'nun yenilikçi vizyonuyla bugünkü zarif kimliğine kavuştu. Devralınan bu miras sadece kuyumculuk mesleğini değil; metalin akışkanlığına, doğanın organik formlarına ve her bir parçanın üzerinde taşıdığı emeğe duyulan derin bir saygıyı temsil ediyor. Bu tutku dolu serüven, İstanbul'un zarafet kalbi Nişantaşı'nın nostaljik sokaklarında filizlendi. Nişantaşı'nda şekillenen estetik anlayışımız ve kazandığımız kalıcı dostluklar, markamızın en sağlam temellerini oluşturdu. Zamanın ruhunu yakalayan tasarımlarımızla büyürken, 1998 yılında bu ışıltılı yolculuğun rotasını Anadolu Yakası'nın incisi Bağdat Caddesi'ne çevirdik. Çeyrek asrı aşkın süredir Bağdat Caddesi'nde, tasarımlarımızı nesilden nesile aktarılan bir ustalıkla mücevher tutkunlarıyla buluşturuyoruz. Geleneksel el işçiliğini modern ve zamansız bir estetikle harmanladığımız bu uzun soluklu yolda, vitrinimize yansıyan her parça ailemizin bir yansıması oldu. Bugün, geçmişimizden aldığımız köklü ilham ve ilk günkü heyecanımızla, serüvenimize Şaşkınbakkal Berna Sokak'taki mevcut yerimizde devam ediyoruz. Kapımızdan içeri adım atan herkesi, 35 yıllık bir emeğin, nesiller arası koptarılamaz bir bağın ve metale ruh katan o eşsiz hikayenin bir parçası olmaya davet ediyoruz.